Attığı Her İmza Uluslararası Problemleri Çözüyor

Uluslararası Akreditasyon Derneği Genel Başkanı ve Ardahanlı Hemşehrimiz Fatih Sinan Yılmaz “Ben Ardahanlı olmayı esasen gurur kaynağı olarak görüyorum. Çünkü esaret altında kalmış elliyeyi selasiye dediğimiz Kars, Ardahan, Batum sancaklarının 43 yıl esaret yaşamış bir toplumun evlatlarıyız. Bu yönüyle de Ardahan’a bir vefa borcumun olduğunu düşünüyorum “

Attığı Her İmza Uluslararası Problemleri Çözüyor
Attığı Her İmza Uluslararası Problemleri Çözüyor

Uluslararası Akreditasyon  Merkezi  Genel Başkanı ve Ardahanlı Hemşehrimiz Fatih Sinan Yılmaz “Ardahanlı olmaktan  gurur duyuyorum”  dedi. Çünkü; Esaret altında kalmış Elviye- i Selase  dediğimiz, Kars, Ardahan, Batum sancaklarının, 43 yıl esaret yaşamış  evlatlarıyız. Bu yönüyle de Ardahan’a bir vefa borcumun olduğunu düşünüyorum. “

Nereden nasıl başlasak , bilemiyoruz. Zira ;Röportaj yaptığımız  ULAK Genel Başkanı Fatih Sinan Yılmaz hakkında o kadar çok anlatılacak ve örnek gösterilecek şey var ki. Uluslararası çok   önemli bir kuruluş olan Akreditasyon Merkezinin  başında  olan Ardahanlı Hemşehrimiz Fatih Sinan Yılmazın attığı her imza uluslararası tüm problemi çözüyor .Amerikadan Afrikaya ,Avrupadan Asyaya attığı her imza iş adamlarına ve Türkiye’ye  problem çözmede kapılar açıyor. Sivil toplum kuruluşlarının, yetimlerin, Kimsesizlerin imdadına her zaman ve her ortamda koşan Fatih Sinan Yılmaz ile sıcak  ve samimi   bir röportaj yaptık.

Fatih Sinan Yılmaz Kimdir Öğrenebilir miyiz?


1965 yılında doğdum. Ahıska Türküyüm. Bir Öğretmen Anne ile bir Komutanın oğluyum.
İlkokula  Erzurum’da başladım  ve  Ankara’ da  bitirdim 
Ortaokulu ve liseyi Ankara  Gülveren Lisesinde  okudum. 
 İşletme Fakültesini bitirdim.  Uluslararası Kalite  Yönetimi yüksek lisans yaptım. Amerikan Dil Okulunu bitirdim. Amerika’da Perry  Class  ship Project katıldım .İngiltere’de Flag Officer Sea Training Project bitirdim. İnternational  lead auditor ıso systems complete  İnternational  17020-17021 -17024-17025-17065   auditor training Project tamamladım.Türkiyenin ve  Uluslararası birçok kuruluşun danışmanlığını yapmaktayım. Evli ve dört kız evladı  babasıyım. İstanbul Ataşehirde    yaşamaktayım.

 

 Yaptığınız Projeler ve çalışmalardan bahseder misiniz?

Uluslararası Akreditasyon Merkezi Genel Başkanıyım. ULAK Kısaca Uluslararası Akreditasyon anlamına gelir. Dünyada tanınırlığını  ifade  eden uluslararası faaliyetler yapan ,sistem ,laboratuvar ,hizmet ve  personel belgelendirmesinin akreditasyonunu yani on yedi bin yirmi dörde yönelik sistem akreditasyonu olan onyedibinyirmi bire  yönelik ve bunun yansıra 17065 ürün belgelendirmeye  yönelik akreditasyonla, birde  bunun yansıra 17025 laboratuvar akreditasyon dediğimiz akreditasyonu içerir. Biz esasen dünyada üretilen tüm ürünleri ve hizmetleri akredite ediyoruz. Yani pratik olarak açıklamak gerekirse akreditasyon nedir diye örneğin siz bir üniversite bitirdiniz, bu üniversitenin Amerika’da veya İngiltere’de tanınmasına yönelik diplomanızın tanınırlığı söz konusu değil ise ULAK devreye giriyor, sizin tanınırlığınızı sağlıyor. Dolayısıyla akreditasyon demek Türkiye’deki üniversitenizin transkript bilgileriyle yurt dışındaki 170 ülkede sizin diplomanızın geçerli hale gelmesi ile yapılan çalışma esasen karşılıklı tanınırlığı anlatıyor. Ya da daha anlaşılır bir örnek verecek olursak, örneğin bir hastaneye gittiniz ve hastaneden aldığınız rapor farklı bir hastanede kabul edilmeyebilir. Ancak; akreditasyonu yapılan bir tahlil dünyanın her yerinde geçerli olur. ULAK 170 ülkede tanınırlığı sağlayan kurum ve merkezin genel başkanıyım, Büyük bir denetim ve akreditasyon ekibim ile görev yapıyoruz. Rakibimiz yok. Amerika Birleşik Devletlerinin Houston’da merkezi olan İAO ile MRA dediğimiz karşılıklı tanınırlık organizasyon anlaşması imza ettik. Bu  Amerika’daki tüm sistem, ürün, personel ve laboratuvar akreditasyonlarının  Türkiye’de tanınması manasına geliyor.170 ülkede attığımız imzanın geçerliliği  var. Tüm kalite ve belgelendirme sistemleriyle ilgili kuruluşların belgelendirme faaliyetinde akreditasyon faaliyeti yürüten ULAK Genel Merkezi İstanbul’dadır İzmir’de, Ankara’da, Bursa’da, Balıkesir’de, Adana’da, Sivas’ta irtibat ofisleri olan bir merkeziz. Uluslararası Akreditasyon dediğimiz zaman bizim sonuca gitmek için yaptığımız hizmetlerde örneğin siz ustalık belgesi aldınız ve ama yurt dışında bu ustalık belgesi geçerli değil diyorlar. ULAK ‘tan onay aldığınız anda dünyanın en meşhur otellerinde aşçılık yapabilirsiniz. Dünyanın en meşhur iş yerlerinde uzmanlık yapabilirsiniz. Yani sizin tabiri caizse bileğinize taktığınız altın bilezik demektir. Biz Türkiye’de gıda, tarım ,inşaat, sağlık, eğitim ve spor sektörlerinde tüm akreditasyon faaliyetlerini yapmaktayız. Bizim yelpazemiz ve projelerimiz içinde en önemli hizmet ve sistem personel Akreditasyonudur. Personel akreditasyonu yapılan kurumların vermiş olduğu yeterlilik belgelerini dünyanın her yerinde geçerli kılar. Belki; Üniversite bitirememiş olabilirsiniz ancak bizden aldığınız sertifika ile dünyanın her yerinde işe girebilirsiniz.

 

Sayın Yılmaz, Sizi birçok Sivil Toplum Örgütüne  destek  verirken yakından takip ediyoruz.. Ardahan’da ve İstanbul’da yapılan etkinliklere  katılabiliyor musunuz?

Öncelikle belirtmek istiyorum ben  bir Ardahanlıyım. Ardahan Sivil Toplum Örgütleriyle uzun yıllardır iş adamı olmamız hasebiyle Ardahan’da çeşitli faaliyetler yaptık.2007 yılında Ardahan’da Adalet ve Kalkınma Partisi AK partiden milletvekili aday adayı oldum.2008 yılında Ulusal Bal ağası seçildim. Aynı zamanda Ardahan  Ulusal Bal Ağasıyım. Festivalde düzenlenen açık arttırmada birinci seçilen meşhur Ardahan Balının bir peteğini 120 milyar TL’ye satın aldım.  Bunun yansıra Ardahan’ın Hanak ilçemizde Cumhurbaşkanlığı adaylığımı açıkladım. Ayrıca Ardahan’da Harun Tankoç Başkan döneminde sevgi yolunu ve Fatih Sinan Yılmaz sevgi parkını yaptım. Ardahan’ın çeşitli bölgelerinde ve Yalnızçamda parklar yaptırdım. Ardahan’da bir çok kurum ve kuruluşlar ile  derneklerimize    maddi desteklerimiz oldu. Hala da desteğimize devam ediyoruz. STK’larımızın her etkinliğinde yer almak  ve kültürümüzü yaşatmak adına yaptıkları etkinlikleri desteklemek boynumuz borcudur. Ardahan Bağdeşen’de önemli bir festivali sayın Şemsettin Şenel hocamız ile organize ettim. Bursa’dan, Ankara’dan, Eskişehir’den, İstanbul’dan otobüsler kaldırdım. Hemşehrilerimizin yaptıkları  etkinliklerde  yöre sanatçılarımızı sponsor olarak Ardahan’a  getirttim. Yine Ardahan Yalnızçam’a yaptığımız yatırımlar ve desteklerimiz  oldu.

 Ardahanlı olmayı esasen gurur kaynağı olarak görüyorum. Çünkü esaret altında kalmış Elviye i Selase  dediğimiz üçlü Osmanlı  Sancağı var. Kars, Ardahan, Batum sancaklarının .43 yıl esaret yaşamış bir toplumun evlatlarıyız. Bu yönüyle de Ardahan’a bir vefa borcumun olduğunu düşünüyorum. Ardahan’ın  1992 yılında il olmasıyla beraber Ardahan plakası olan 75’in duyulması için mücadeleler verdim. Ulusal bal ağası seçildiğim dönemde bir petek bala  120 milyar lira vererek bal ağası seçildim. Ardahan Spor Kulübüne zenci futbolcular getirerek Basında Ardahan ve Ardahan Spor Kulübü çok ciddi yer aldı.  Ardahan’ın şaha kalkması için atılan adımların en önemlisi Ardahan’da üniversite açılması için çok büyük çabalar sarf ettik. Şimdi ise sırada Ardahan havaalanı var. son zamanlarda yapılan tesislerden Göle doğal kayak pisti, Yalnızçam kayak tesisleri, Çıldır göl Festivalleri, Avcılık ve hayvancılığın geliştirilmesini ve Ardahan’ımızdan bir Bakan çıkmasını arzu ediyorum.   Ardahan’da hava alanı açılması için özel çaba sarf etmekteyim.

Son zamanlarda hükümetimizin yaptığı yatırımlarla yapılan projeleri değerlendirebilir misiniz?

 Ardahan esasen hayvancılıkla anılır. Ardahan’ın rakımı yüksek olduğu için hayvanların ciğerleri daha fazla oksijen aldığından büyüyor ve hayvanların yaklaşık 1600  çeşit florası yüksek olan çiçeklerden yedikleri için  etleri çok lezzetli. Ardahan’ın et ve et  ürünleride çok lezzetli. Hatta bir çok  önemli et ve süt ürünleri ile faaliyet yapan grupların Ardahan yaylalarını tercih ettiklerini, biliyoruz. Ayrıca Ardahan’da Kura nehrinin olması oraya ayrı bir letafet katıyor. Mesela doğuda Osmanlı İmparatorluğu’nun   yaptığı en önemli  kalelerden bir tanesi Ardahan kalesidir. Bunu da bir anekdot olarak yazmakta fayda vardır. Ardahan halkı  her ne kadar soğuk bir memlekette  yaşasa da kanı ve yüreği sıcacıktır. Sevgilerini çok net olarak ifade eden insan topluluğunun olduğu  Ahıska  Türklerinin  kürdün, kara papağın,çerkezin,terekemenin ve bir çok insanın yaşadığı hiçbirinin diğerini kırmadığı, dökmediği bir ilimizdir. Ardahan nüfusunun büyük bir çoğunluğu göç almıştır şu an nüfusu 100 bin civarındadır.  Belirli miktarda Ardahan’a geri dönüşlerin olduğunu gözlemliyoruz. Tabii ki üniversitenin gelmesiyle Ardahan’da ekonomik alanda katkı sağlandığını düşünüyorum. Âmâ bu  yeter mi?  Yetmez. Ardahan’la ilgili yapılması gereken daha bir çok işimiz var. Tabii ki Ardahan’da milletvekili sayısının da arttırılması  son derece önemlidir. En az üç ya da dörde çıkması gereklidir. .Şimdi tabii  nüfusa göre milletvekili seçiliyor olsa da  aslında nüfusunun bir çoğu İstanbul’da, Ankara’da, Bursa’da olan Ardahanlıların temsilen milletvekili sayısının dörde çıkması gereklidir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir anekdot ya da Ardahan’da içinize ukde olan bir projeniz var mı?

Ardahan’da hayvancılığın kapalı hayvancılık sistemi ile yapılmaması gerekli. Yani hayvanlar af edersiniz ahırlarda kapatılarak terleme sistemi ile hayvanın üstünde kilosu atılmaması lazım.  Çünkü  Cenab-ı Allah o hayvana eksi derecelerde dahi yaşama hakkı vermiş üzeri açık sistemle hayvancılığın yapılması lazım. Hayvanlarımızı ahırlarda terleterek hamama sokmuş gibi oluyoruz. Üstü kapatılarak açık ve modern hayvancılık sistemine geçmeliyiz. Ardahan’da çiftçilerin Gürcistan gibi çeşitli yerlerden ot getirmesi dahi benim ağrıma gitmekte ve ben bu konudan muzdaribim. Orada çok büyük tarım alanları var çok ekilip biçilecek alanlar var, çiftçiye orada destek verilmesi ve teşviklerin arttırılması lazım. Akaryakıtın köylüye süspanse edilmesi lazım, çünkü; Yatırım bölgesi olarak düşünmekteyiz, ARGE faaliyetleri yapılarak teşviklerin Kars, Ardahanlı, Iğdırlı çiftçiye proje kapsamında  acil olarak destek verilmesi gerekmektedir. Bunun dışında sınır kapılarında bavul ticareti ve günü birlik ticaret konusunda ciddi adımlar atılarak  hayata geçirilmelidir. Merkezi hükümetin sınır illerimiz halkına yönelik IMF ve Dünya Bankası ile  bir çok destek projeleri için kollarını sıvamalıdır. Son olarak geçen gün ziyaret ettiğim sevgili hemşehrim ve ağabeyim Vatan Computer Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Vatan’ı ziyaret edip sohbet etme imkânı buldum sohbet arasında söylediği önemli bir anekdotu sizlerle paylaşmak isterim.  Yöremizin çocuklarının işsiz kalmamaları için Call Centerler kurmak istediğini belirtti. Orada gençlerimize ekmek kapısı olması için proje çalışması yaptığını söyledi. Çok sevindiğimi söyledim. Tabi ki Nuri Vatan dışında İstanbul, Ankara, Bursa’da ve Türkiye’nin değişik illerinde çok kıymetli Ardahanlı, Karslı ve Iğdırlı iş adamlarımızın Serhat ve sınır illerimizi unutmamalarını rica ediyorum.

Türkiye’nin Yüreği sımsıcak evlatlarına ve yiğit hemşehrilerime buradan sizin aracılığınızla canı gönülden selam gönderiyorum.

wwwulakder.org